World Wide Web’in 25 yılı!

0
38

Bundan 25 yıl önce, İsviçre Alplerinde yer alan bir araştırma laboratuvarında İngiltere doğumlu bir bilim insanı akademisyenlerin dünyanın dört bir yanında bilgiyi çok daha kolay bir biçimde birbirleriyle paylaşabilmeleri için yeni bir yöntem buldu. Tim Berners-Lee adlı bu bilim insanı 12 Mart 1989'da bulduğu bu fikrin aslında bütün dünyayı etkileyecek devrimsel bir yenilik olduğunu muhtemelen o gün tahmin etmiyordu.

Akademik amaçlarla başlayan bu konsept çok geçmeden küresel çapta internetin yani World Wide Web'e doğmasına giden yolu açtı. Bugün 200 milyonun üzerinde web sitesi ve bir trilyonu aşkın URL ile internet artık gündelik hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Dünyanın neredeyse yarısına tekabül eden 3.4 milyar kişi halihazırda web'den yararlanıyor. İngiltere'de ise nüfusun yüzde 92'si interneti kullanıyor. Bu oran ABD'de yüzde 88.5 ve Avustralya'da yüzde 85 olarak görülüyor.

Peki bu hikaye tam olarak nasıl başladı ve bütün bu web teknolojisi, yani WWW nasıl gelişti? Bu yazıda web'in günümüzdeki halini nasıl aldığı ve bütün bir toplumu ve kültürü nasıl etkilediğini ele alıyoruz.

Her şey nasıl başladı?

Web, bugün bildiğimiz anlamıyla bundan yaklaşık 20 yıl önce şekillenmiş olsa da, internetin başlangıcı daha da öncesine dayanıyor. Bu teknolojinin ilk adımlarını anlamak istiyorsak bundan neredeyse 40 yıl önce ortaya çıkan ve kısaca ARPANET olarak adlandırılan Advanced Research Projects Agency Network'e bakmalıyız. ARPANET, bugün bildiğimiz anlamda internetin başlangıç noktası olarak kabul ediliyor.

İlhamını ARPANET'ten alan bazı teknolojiler bugün hala kullanımda. Zira ARPANET dünyanın ilk paket anahtarlama ağıydı ve aralarında e-posta, FTP ve Usenet gibi teknolojilerin olduğu birçok özellik de daha o zamanlar ARPANET sayesinde kullanımdaydı. Bu sistemlerin ve onların günümüzdeki karşılıklarının arasındaki en büyük fark aslında sadece kullanıcı arayüzleri; zira altta yatan teknoloji temelde aynı.

İnternet kontrolden çıkıyor

Web'in beraberinde getirdiği ya da bizim alışkanlıklarımızda yarattığı değişiklikler ise çok daha çarpıcı. İnternetin henüz gelişmiş bir web'le tanışmadığı dönemlerde yalnızca e-posta, haber grupları ya da çevrimiçi kütüphane katalogları üzerinden bir bilgi alışverişi sağlanıyordu.

İnternet henüz sınırlı sayıda kişilerden oluşan küçük bir grup tarafından kullanılırken bu sistem sorunsuz bir biçimde işledi fakat 80'lerin sonlarına doğru işler çığrından çıkmaya başladı. Gopher, WAIS, Archie ve Veronica gibi ABD'li bazı girişimler internetteki bilgi yönetimini basitleştirmek için çaba harcadılar, fakat nihayet bu durum artık onların da kontrolünden çıkmıştı.

İşte tam bu noktada; CERN'de çalışan, Oxford mezunu bilgisayar bilimcisi Berners-Lee sahneye çıktı. Çevrimiçi bilgi akışının yönetimi için yeni bir sistem ortaya koyan Berners-Lee'nin buluşu sayesinde hipermetin dokümanları birbirine bağlanabiliyordu. Bir dokümanın içerisindeki 'hot spot'a ya da bağlantıya tıklandığında, kullanıcı otomatik olarak bu bağlantıda referans verilen dokümana yönlendiriliyordu. Berners-Lee ayrıca bu dokümanların herhangi bir merkezi kontrol ya da koordinasyon olmadan birbirlerine bağlanabileceğini öne sürmüştü.

Bu yaklaşım kabul gördü ve bir yıl aradan sonra Berners-Lee tarihin ilk web tarayıcısını geliştirdi ve ona WorldWideWeb (arada boşluk olmadan) adını verdi. Onu bir NeXT küp bilgisayarda çalıştırdı. Arayüzdeki belirgin farklara rağmen bu tarayıcı bugün bile web kullanıcılarına tanıdık gelen çok şey barındırıyor.

Daha sonra bu tarayıcının adı; bugün World Wide Web olarak bilinen soyut uzayla farklı bir isme sahip olması için Nexus olarak değiştirildi.

Sonraki Sayfa 1 / 3

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER