Doom ve Quake’in babası John Carmack ile tanışma hikayem

0
5

Doom ve Quake'in babası John Carmack ile tanışma hikayem

Hayat, hiç beklemediğiniz bir anda, bir şeker tadında, tadı hiç bitmeyecek sürprizler gibi…

John Carmack ismini birçok oyuncu duymuştur. Carmack, Wolfenstein, Doom, Quake ve Rage gibi önemli video oyun markalarının arkasındaki isimlerden biri. Öte yandan, son yıllarda hakkında sıklıkla konuştuğumuz Virtual Reality – Sanal Gerçeklik teknolojilerinin anahtar isimlerinden.

Bir video oyun ve teknoloji yazarı olmamda John Carmack'ın etkisi büyük. Kendisiyle mail aracılığıyla birkaç kez röportaj yapma şansımız olmuş, ancak daha önce hiç yüzyüze gelmemiştik. Eh, ben İstanbul'da, o da Dallas'ta. "Benim için" bir sürpriz olması gerekiyordu ve oldu da…

Ağustos 2014 – TeknoKulis ofisi

IFA 2014'e az bir süre kala, TeknoKulis ekibi olarak biz de hazırlıklarımızı tamamlıyorduk. Tabii ki fuar alanına gidecek arkadaşlarımız olacaktı. Bazılarımız da gelişmeleri ofisten takip ederek haberleştirecektik. Ofiste kalacak olan isimler arasında ben de vardım, zira ilk etapta Berlin'e gitme taraftarı değildim. Daha önce hiç gitmediğim yerlere karşı başta bir soğukluk oluyor bende.

Daha sonra IFA 2014 için bana da davet geldi ve ben de son anda vize işlemlerimi hallederek Samsung ile Almanya'ya uçtum.

3 Eylül 2014 – Samsung Unpacked etkinlik alanı – Berlin, Almanya

Vardığımız günün akşamında, yani IFA 2014 başlamadan hemen öncesinde Samsung'un özel bir Unpacked etkinliği vardı.

Güneş altında birkaç saat bekledikten sonra, akşama doğru etkinlik alanına girebildik. Dünyanın farklı noktalarından binlerce insan bir araya toplanmıştı. Sunum başlamadan hemen önce, sektörden arkadaşım Ali Osman ile telefonların Wi-Fi bağlantılarını ayarlıyorduk. Derken etkinlik başladı ve sahneye gelmesi için sürpriz bir isim anons edildi; John Carmack!

Carmack'ı görünce açıkçası ilk birkaç dakika fazlasıyla şaşkındım, ne yapacağımı bilemedim. Sunum biter bitmez onu aramaya koyuldum. Etraftaki güvenlik elemanlarından yardım istedim, Samsung Türkiye yetkililerine de konuyu açtım, ama bir sonuç alamadım.

Tam otele geri dönüyorduk ki…

Etkinlik bitmişti. Biz de yeni tanıtılan ürünlerle ilgili ön inceleme video görüntülerimizi çekmiş ve çantalarımızı hazırlamıştık. Eh, kapıda servis bizi bekliyor, 15 dakikaya kadar da otele doğru yola çıkacağımız bilgisi veriliyordu.

Servise geçtim, ama içim hiç rahat değildi. Ali'yle birlikte çıkıp bakalım istedim, ama o istemedi. Ben de Ali'ye, "Beni bir 5 dakika bekler misiniz, birkaç sokağa bakıp döneceğim hemen" diyerek attım kendimi yola, ama adres falan bilmiyorum ki. Tek umudum, yakınlarda bir otel bulmak ve lobisine bakmak. Öyle ya, etkinlik alanına yakın bir otelde kalıyor olabilirdi.

Ve…

Birkaç köşe döndükten sonra, karşımdaki otelin kapısında John Carmack'in arkadaşlarıyla birlikte çıktığını gördüm. Görmemle birlikte yanına koşmam bir oldu.

"Merhaba, beni tanıdın mı?"

"Evet, seni koleksiyonundan biliyorum."

"Bir fotoğraf çekilebilir miyiz?"

"Tabii ki…"

Evet, bu kısa diyalogun ardından sadece fotoğraf değil, aynı zamanda birkaç dakikalık video da çektim. Öyle heyecanlı ve mutluydum ki aklımdaki birçok şeyi unuttum, ama Carmack ile nihayet tanışabilmiştim ve beni tanımıştı. Bu bence "kader"in ta kendisiydi.

Daha sonra servise döndüğümde, arkadaşlarım mutluluğumu gözlerimden okuyabiliyordu ve fotoğrafları sosyal medya hesaplarıma eklediğimde de benzer onlarca yorum almıştım.

Video penceresini göremiyorsanız tıklayın.

Eğer…

1. Az evvel de bahsettiğim gibi, başta Almanya'ya gitme düşüncem yoktu, ofisten destek vermeyi düşünüyordum. "Eğer" ofiste kalsaydım, belki de çok büyük pişmanlık yaşayacaktım.

2. "Eğer" servisten inip Carmack'ı bir cesaret aramaya çıkmasaydım, belki bir daha hiç karşılaşamayacaktık ve bu da "Yüzüp yüzüp kıyıya ulaşmışken, karaya ayak basamadan yorulup boğulmak"gibi bir şey olacaktı.

Ve evet, örnek aldığım John Carmack ile kısa süre de olsa tanışma fırsatım oldu ve bu tanışmanın üzerinden 2 yıl geçti bile. Belki de ömrüm boyunca en unutulmaz anlardan biri olarak kalacak benim için.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER